İyi Akşamlar
01:50
Atakum’da çocuk ve ebeveynlerin ruhsal sağlığı masaya yatırıldı
31.03.2022

masaya yatırıldı.


Atakum Belediyesi Sağlık İşleri Müdürlüğü, Atakum Kent Konseyi, VM Medical Park Hastanesi ve Liv Hospital iş birliği ile “Çocuğum İçin Önce Ben” isimli seminer programı gerçekleştirildi Atakum Belediyesi Vedat Türkali Eğitim, Sanat ve Kültür Merkezi’nde Mlpcare Psikoloji Komitesi’nin sosyal sorumluluk projesi kapsamında düzenlenen seminerde uzman isimler konuyla ilgili detaylı sunumlar gerçekleştirdi. Seminere Atakum Belediye Başkanı Av. Cemil Deveci, Atakum Kent Konseyi Başkanı Prof. Dr. Şevket Özkaya, VM Medical Park Hastanesi ve Liv Hospital yöneticileri, belediye personeli ve yurttaşlar katıldı.

 

“ÇOCUĞU BİREY YAPAN AİLEDİR”

Önemli bir konuda faydalı bir etkinliğin gerçekleştirildiğini ifade eden Atakum Belediye Başkanı Av. Cemil Deveci, “Bu programdan önce de çocuklarla ilgili bir eğitim programına katıldım. Uzmanlar çocukların özgürleştirilebilmesi, bağımsızlaştırılabilmesi adına bugüne kadar bildiklerimizin neredeyse tamamına yakının ‘hayır öyle değil böyle’ dercesine eğitim politikasını anlattılar. Çocukları bırakın, boyayı döksün, dökmek de bir marifettir deniliyor. ‘Bunu yapma, şu şurada dursun’ derseniz çocuk kendi davranışlarını sınırlıyor ve özgür düşünebilme yetenekleri azalıyor. Çocuk 6-7 yaşına kadar o özellikleri alırsa o zaman üreten, muhakeme yapabilen bir birey olabiliyor. Eğitimde esas aile olduğuna göre, çocuğu çocuk yapan, birey yapan en temel eğiticilerinden birisi anne ve baba oluyor” dedi.

 

“ÇOCUK GİBİ DÜŞÜNMEYİ ÖĞRENEMEDİK”

Uzman psikologların ebeveynlere farklı bir pencere açacağını belirten Atakum Kent Konseyi Başkanı Prof. Dr. Şevket Özkaya, “Dünyanın birçok yerinde çocuklarla iç içe olma fırsatı buldum. Çocuklarımızın canları yanacak, hasta olacak korkuları yoktur. Ölüm korkuları da yoktur. Çocukların tek bir korkuları vardır, anne ve babalarından ayrı olmak. Bir çocuğu denize attığınızda çocuk boğulmaktan korkmuyor, annesinden uzaklaştığı için korkuyor. Muayeneye çocuklar geliyor bazen. Hemen ağlıyorlar, bağırıyorlar. Aslında canları yandığı için ağlamıyor. Annesi ve babası kendi rızasıyla çocuğunu doktora emanet ettiği için ağlıyor. Çocukta da terk edilme, ayrı kalma korkusu var. Çocuk dünyası çok farklı. Hepimiz çocuk olduk ama maalesef çocuk gibi yaşamayı, düşünmeyi öğrenemedik. Bugün de psikolog arkadaşlarımız bunu bizlere anlatacak” diye konuştu.

 

“ÇOCUKLARIMIZ GELECEĞİMİZDİR”

Seminerde emeği geçen herkese teşekkür eden Atakum Belediyesi Sağlık İşleri Müdürü Fatma Baradaranhosseini, “Şüphesiz ki toplumun temel taşı ailedir. Aile de çocuğun güvenli gelişimi için oluşmuş en ideal ortam. Aile ortamında çocuğun ihtiyacının zamanında ve yeterince karşılanması, gelecekteki nesillerin oluşmasına ve güçlü toplumların varlığına destek verir. Bu nedenle çocuklarımız geleceğimizdir. Verimli geçeceğini düşündüğüm seminerimiz için değerli psikologlarımıza teşekkür ederim” ifadelerini kullandı.

 

 

“SİZ İYİ OLURSANIZ ÇOCUĞUNUZA

YARDIMCI OLABİLİRSİNİZ”

Mlpcare Psikoloji Komitesi tarafından düzenlenen seminerlerin Türkiye’nin 30 ilinde eşzamanlı olarak gerçekleştirildiğini belirten Klinik Psikolog, Uzman Evlilik ve Aile Danışmanı Enise Öziç, “Hemen her ebeveyn çocuğunun sağlığı, mutluluğu ve geleceği için çaba sarf eder. Hatta ‘Yemeyip yedirdim, giymeyip giydirdim’ diyen bir kültüre sahibiz. Tarih boyunca hakikatten çocuklarımız için çok emek sarf ediyoruz. Ancak, özellikle duygusal davranışsal ya da ruhsal problemler söz konusu olduğunda maalesef ki çocuklarımıza yardımcı olmak istediğimizde ‘Önce o’ demek işimizi çözmüyor. Biz de bununla ilgili size bilgi vermek istiyoruz. Hemen hemen hepimiz uçağa binmişizdir. Uçaktaki uyarılarda çocuklu anneler için ‘Oksijen maskenizi önce kendinize sonra çocuğunuza takınız’ çünkü eğer siz iyi olursanız çocuğunuza ancak yardımcı olabilirsiniz. Bu yüzden biz uzmanlar diyoruz ki ebeveynler davranışsal, duygusal ve ruhsal olarak sağlıklı olursa o zaman çocuklarına yardımcı olabilme olasılıkları bir o kadar yükselir” sözlerini kaydetti.

 

“ÖNCE KENDİ ÇOCUK YANIMIZI KEŞFETMELİYİZ”

“Önce Ben İyi Olursam Çocuğum da Daha İyi Olur” başlığıyla sunum gerçekleştiren Uzman Klinik Psikolog Buse Gökçe, “Eğer çocuğunuz öfkelendiğinde siz ondan daha fazla öfkeleniyorsanız, onu sakinleştirmekte zorlanıyorsanız, sizinle duygularını paylaşmaktan kaçındığını fark ediyorsanız, stresli bir durum olduğunda sakinliğini koruyamadığını gözlemliyor ve siz de bu durumda ona yardımcı olamıyorsanız kendinize şu soruları sormanızı istiyorum: aynı sorunlar karşısında ben geçmişte nasıldım? nasıl bir ailede, nasıl bir anne-baba ilişkisi içinde büyüdüm, anne ve babamın ilişkisi bana nasıldı ve ben şu anda nasılım? Ben öfkemi nasıl yönetiyorum? Kaygımı nasıl gösteriyorum? Stres yönetimim nasıl sağlıklı? Çocuğuma yaşamayı, hayatı ve insanları nasıl örgütlüyorum? Bir aile sorunları fark ediyor ancak çözümleyemiyorsa burada geçmişte veya çocuklukta olan travmalar neden olabilir. Çocuğumuza yardımcı olmak istiyorsak önce kendi çocuk yanımızı keşfetmemiz daha sonra çocuklarımıza yardımcı olmamız gerekiyor” ifadelerini kullandı.

 

“SINIRLAR İYİ BELİRLENMELİ”

Çocuklarda görülen normal ve anormal davranışlar, genetik ve psikososyal etkenler, çocuklarla iletişim kurarken ve çocuklardaki sorunların çözümünde nelere dikkat edilmesi gerektiği konularında sunum gerçekleştiren Psikolog Anıl Özcan, “Aileler neyin normal neyin anormal olduğunu karıştırabiliyorlar. Mesela huysuzluk her çocukta görülebilir bu normal bir davranış. Ya da çocuklar aniden parlayabilir. Bağımsızlığı için mücadele etmek isteyebilir. Çocuk meraklıdır, yeni deneyimler isteyebilir. ‘Ben yapacağım’ diyebilir. Bazı anneler vardır, aman çocuğum elleme, yapma diyebilir ve biz çocuğumuzun yeni deneyimler kazanmasına fırsat vermemiş oluruz. Çocuklar arkadaşlarına benzemek isteyebilirler, uykudan geç kalmayı alışkanlık haline getirebilir. Anormal olanlar ise: şiddetli duygudurum değişimi, ısrarlı davranış değişimleri, akranlarından ve aileden uzaklaşmak, okul başarısındaki düşüklük, okuldan kaçma, şiddet içeren davranışlar, tehlikeli madde kullanımı, rutini kaybetmektir. Çocuklarla iletişim kurarken ihmalkar davranılmamalı, duygusal ihtiyaçlarına da cevap verilmeli. Duyarlılıktan yoksun olunmamalı, söyledikleri küçümsenmemeli, sizin belirlediğiniz ölçüde evet veya hayır denilmeli. Sınırları iyi belirlemeyiz, bunu başaramazsak ilerleyen zamanlarda şikayetlenebiliriz. Bizler ebeveyn olarak sorunların çözümleri için duygusal olarak yeterli olmalıyız, bağlanmaktan kaçınmamalıyız, çocuğa ilgisiz yaklaşmamalıyız, ilgi göstermekten uzak durmamalıyız, onu küçümsememeli, hor görmemeliyiz. Fikirlerini önemsemeli, görüşlerini almalıyız. Sevgimizi sözel ve davranışsal olarak göstermeliyiz”

 

“KENDİNİZLE ŞEFKATLE İLGİLENİN”

Çocukların uzman psikologlardan ne zaman destek alması gerektiği hakkında sunum gerçekleştiren Psikolog Hale Unutmaz, “Özellikle okul öncesi dönemde korkular, ağlama krizleri, aşırı hareketlilik, dürtüsellik, ebeveynleri ve akranları ile iletişim kurmada gönülsüzlük, karşıt olma, söz dinlemekte isteksizlik, aşırı tepki gösterme, kekemelik, gece terörü gibi durumlar söz konusu olduğunda destek almalıyız. Aynı zamanda kendimiz için de destek almamız gereken noktalar olabilir. Çocuğun bazı davranışları karşısında çoğu zaman zorlandığımızı hissediyorsak, çocuğumuzla iletişim konusunda her yolu denediğimizi düşünmemize rağmen sağlıklı iletişim kuramadığımızı fark ediyorsak, ani öfke atakları ya da ağlama krizleri gibi duygusal dalgalanmalar yaşıyor veya sonrasında derin bir pişmanlık hissediyorsak; çaresizlik, yetersizlik, güçsüzlük duygularını hissediyorsak, çocuğumuza zarar verdiğimizi düşünüyorsak, olağan durumlara karşı olağan dışı tepkiler verdiğimiz gözlemliyorsak destek almamız gerekebilir. Bunların dışında kendimiz için yapmamız gereken başka şeyler de var. Kendinize zaman ayırın, adım atmaktan korkmayın, bedensel duyumlarınıza odaklanın, kendinizle şefkatle ilgilenin. Dokunun, temas edin. Hedefe doğru hareket edin. Dinlenin. Uyku rutininizi oluşturun”

 

“TRAVMALARIN İZLERİ KALICI DEĞİL”

Psikologların ebeveynlerine nasıl yardım ettiği konusunda sunum gerçekleştiren Klinik Psikolog, Uzman Evlilik ve Aile Danışmanı Enise Öziç, şunları ifade etti: “Ebeveynler olarak bakıyoruz, çocuğumuz çok agresif ve öfkeli. Bir uzmana götürüyoruz. Biz uzmanlar aile dinamiğine bakıyoruz. Annesi, babası nasıl? Öfkesi var mı? Bunlara önem veriyoruz. Ve sonra her ne kadar anne ve baba bize çocuğunu getirmiş olsa da ‘Belki sizinle de çalışabiliriz, sizin de gelmeniz uygun olabilir’ diyoruz. Böylelikle aslında ebeveyni sürece dahil etmek zorunda kalıyoruz. Çünkü bakıyorum ki çocuktaki öfkeli davranış ebeveyndeki öfkeli davranışın yansıması olabiliyor. Biz bu süreçte destek için birçok terapi metodunu kullanıyoruz. EMDR terapisi, Bilişsel Davranışçı Terapi (BDT), Psikodinamik terapi, oyun terapisi gibi ilaçsız tedavilerle ailelerin yanında oluyoruz. Bu terapiler daha çok çocuklarımızın veya bizlerin geçmişte yaşadığı olaylardan etkilebildiğini ifade eder. Eğer ki geçmişte olumsuz bir yaşam olayına maruz kaldıysam bugün benim problemimin kaynağı olabilir. Biz terapilere dahil ettiğimiz zaman bireylere psikolojik bazı bilgileri de öğretiyoruz. Çünkü, biz travma terapisinde şunu söyleriz: bilgi travmayı önler. Bugün bilmediğimiz birçok bilgi aslında sizin kendinizi iyi hissetmemenize bile neden olabilir. Doğru kaynaklardan doğru biçimde öğrenilmesi gerekir. Tedavi süreçlerinde testler de uyguluyoruz. Bu testler bizlerin ruhsal MR’ını çekiyor. Danışanlara da kendisi hakkında bilgi verebiliyoruz. Bizler bazen psikolojik ilaç kullanması için yönlendirebiliyoruz. Bazen danışanlar ilaç kullanmak istemediğini söylüyor. Ancak hiçbirimiz tabii ki ilaç taraftarı olmuyoruz ama bazen gerekli olduğunda psikoterapiyle beraber ilaç tedavisini öneriyoruz. Yapabileceklerimizi yaptıktan sonra o seçeneği seçmemiz gerekiyor. Hepimizin yaşadığı travmatik deneyimler muhakkak var ama bunlar bizi geliştiren şeyler aynı zamanda. Hayatımızda rotalarımızı belirleyen şeylerde ancak bugünümüzü olumsuz etkiliyorsa, işlevselliğimizi bozuyorsa, sevdiklerimizi istemediğimiz şekilde kötü davrandığımızı fark ediyorsak onların tedavisi mümkün. Travmaların izleri kalıcı değil. Sağlıklı bir anne-baba, sağlıklı bir çocuk, dolayısıyla sağlıklı bir gelecek diyoruz.”

T.C. ATAKUM BELEDİYE BAŞKANLIĞI

Mimarsinan Mahallesi İsmet İnönü Bulvarı No:114 Atakum SAMSUN 

444 40 55

Sitemizde yer alan resim ve yazıların tüm hakları saklıdır. Hiçbir materyal, izinsiz kaynak gösterilmeden kullanılamaz.
Gizlilik Politikamız
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.
Tamam